Bilim Ve Teknik

Dinozorlar Hakkında İnsanların Bildikleri ve Bilimin Söyledikleri!

Dinozorlar Hakkında İnsanların Bildikleri ve Bilimin Söyledikleri: Dinozorlar, günümüzde nesli tükenmiş olan ancak nesli tükense de insanların merakını uyandıran canlılardır. İnsanların bu kadar ilgisini çeken dinozorlar hakkında yeterince bilgiye sahip miyiz ya da aslında bildiklerimiz ne kadar doğru?

Dinozorlar hakkında çoğu bilinen ve halkın benimsemiş olduğu bilgilerin çoğu benzetmelerden oluşur. Aslında dinozorlar hakkındaki bildiklerimiz tam anlamıyla yeterli değildir. Özellikle de bir dönemin en dikkat çekici canlılarından biri olarak filmlere, çizgi filmlere, hikayelere konu olan dinozorlar anlatılırken, bu canlıların sürüngen türünde olmalarından dolayı soğukkanlı yaratıklar olduğuna inanılmaktadır. Ayrıca dinozorların hantal ve büyük yapılarından dolayı ağır, yavaş kalan hayvanlar olduğu düşünülmektedir.

Bununla birlikte, dinozorların aslında sıcakkanlı yaratıklar olduğu konusundaki izlenimler daha fazladır. İç sıcaklıkları sabit ve ortam şartlarına göre değişmemekle birlikte, enerji gereksinimleri yüksektir. Metabolizmaları da gelişkindir.

Tabi ki bu özellikler, kas yapısının da etkin ve gelişkin olmasını gerektirir. Ancak dinozorlar ile yansıtılan, yavaşlıklarına yapılan vurgular bu özellikler ile birlikte aslında doğru olmadığını kanıtlar niteliktedir. Çok büyük canlılar olsa da, yine de vücut kütleleri ile uygun bir hareket kabiliyetlerinin olduğu görülmektedir.

Dinazorların Kaç Türü Vardır ?

Dinozorları herhangi bir grup sınıflandırmaya almak çok doğru değildir. Nasıl ki memeliler sınıfına ait olan canlılar varsa, dinozorlar sınıfa ait canlılar olarak ayrı bir sınıflandırma yapılması daha doğru olacaktır. Bunun en önemli sebebi, bunun ve incelenen dinozor kemiklerinin yapısının bizlere gösterdikleridir. Kemiklerin mikroskobik yapısı, beslenme şekilleri kendine has olan dinozorların ayrı bir sınıfa alınması doğru bir anlamlandırma olacaktır. Ayrıca dinozorların hepsi aynı değildir.

330 türe sahip olan dinozorların vücut yapıları da birbirinden farklıdır. Genellikle filmlerde görmeye alışkın olduğumuz 25-30 metreye dayanan devasa boyutlardaki dinozorlar var olduğu kadar, 50 santimlik minik dinozorlar da var olmuştur. Ayrıca hemen her sınıftaki (örneğin memeliler vb.) canlıların neredeyse hemen hepsinde denizde ve karada farklı türleri bulunmasına karşın, deniz canlısı olan bir dinozor türüne rastlanmamıştır.

Dinozorlar, Mesozoyik dönem olarak adlandırılan yani günümüz tarihleri düşünüldüğünde neredeyse 230 milyon yıl önce ortaya çıkan canlılardır. Uzun bir dönem boyunca varlıklarını sürdürmüşler, ancak 65 milyon yıl önce nesli tükenerek yok olmuşlardır. Genellikle çizgi filmlerde ya da bazı film ve romanlarda dinozorları insanlar ile aynı dönemlerde yaşayabilmiş şekilde lanse ettirmelerine karşın, maalesef insanlar ile dinozorlar aynı çağda yaşamamışlardır.

İnsanlığın varlığına dair izler en eski olarak australopithec döneme aittir. Yani ilk insandan günümüze kadar geçmiş olan süreç yaklaşık 4-5 milyon yıl öncesine dayanmaktadır. Bu da göstermektedir ki, insanlar ile dinozorlar aynı dönemde yaşama imkanı bulamamıştır.

Dinozorlar tamamen yok olduğunda, aslında sadece dinozorların nesli tükenmemiştir. Onlarla birlikte benzer dönemlerde pek çok hayvan cinsi de yok olmuştur. Bunun en önemli sebebi sert iklim şartlarında ortalama 25 kilogram ağırlıktan daha fazlasına sahip olan pek çok hayvan yaşama şansını yakalayamamış ve doğal seleksiyon sonucu varlıkları sona ermiştir.

Yani aslında dinozorlar aniden ortadan kaybolmuş, nesli bir anda tükenmiş değildir. Günlük hayatımızda aniden kavramı çok kısa bir süreyi ifade etse de, evrimsel süreçte bir anda yok olma diye belirtilen tabir yüzyıllar boyunca anlamına da gelebilmektedir. Hal böyle olunca, yaklaşık 65 milyon yıl önce nesli tükenip hayattan ayrılmış olduklarına inanılan dinozorların hepsinin bir anda ortadan kaybolmuş olmaları pek olası değildir.

Bu geçen süreçte pek çok olay meydana gelmiş ve zaman içerisinde eleminasyon ile dinozorların yaşamlarını artık sürdüremeyecek ve yeni nesillere genlerini aktaramayacak duruma geldiklerinden yok oldukları daha büyük bir olasılıktır.


Tekno Nesil

Teknonesil.com sitesi içeriği tamamen bilgi amaçlı olup Teknoloji hakkında güncel hayata dair merak edilen tüm konuları ele alan ve en doğru bilgileri en güncel haliyle okuyucularına ulaştırmayı amaçlayan teknoloji sitesi.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu